Dijital Medya, Geleneksele Göre Daha Bağımsız

Kamil Eryazar ‘İnternet Gazeteciliği ve Dijital Medya’ yazı dizimizin 10. Bölümü’nde, dijital medyanın geleneksel medyaya göre neden ve nasıl daha bağımsız olduğunu inceliyoruz Yatırım sermayeleri büyük olunca, geleneksel basılı medya patronları diğer ticari sanayi sektör...

Dijital Medya, Geleneksele Göre Daha Bağımsız (15 Mart 2013)

Kamil Eryazar

‘İnternet Gazeteciliği ve Dijital Medya’ yazı dizimizin 10. Bölümü’nde, dijital medyanın geleneksel medyaya göre neden ve nasıl daha bağımsız olduğunu inceliyoruz

Yatırım sermayeleri büyük olunca, geleneksel basılı medya patronları diğer ticari sanayi sektörlerde de faaliyet göstermekte, dolayısıyla finansal riskler nedeniyle siyasal iktidarlar karşısındaki bağımsızlıklarını yitirmekte, ya ‘yandaş’ olmak ya da suya sabuna dokunmayan haber/içerikler sunmak zorunda kalmaktadırlar.

WikiLeaks Türkiye belgelerinde yer alan Türk Medyası ile ilgili değerlendirmelerde, 30 Temmuz 2008 tarihli ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson’ın onayıyla Washington‘a gönderildiği söylenen telgrafta, “Büyük grupların medya holdinglerini diğer sektörlerdeki işlerinde çıkar sağlamak için kullandıkları iletişim uzmanlarınca genel olarak varsayılıyor. Bu gruplar, medyada lehte haberler yaparak, hükümete ilişkin editoryal eleştiriyi sınırlı tutarak ve hatta medyalarını hükümetin yolsuzlukları konusunda ciddi araştırmalar yapmaktan uzak tutarak kendilerini hükümetlere sevdirmeye çalışıyorlar” ifadesi yer alıyormuş.

Aynı belgede, Sabah Gazetesi Okur Temsilcisi, Gazeteci Yavuz Baydar’ın Bu yeni medya sahiplerinin, AKP eğer artık iktidardan uzaklaşırsa ve kısa vadede medya iltimasçılığından kazanç sağlayamayacak olurlarsa, medya kuruluşlarını elde tutmak isteyip istemeyeceklerini” sorguladığına da değiniliyor. (12 Mayıs 2011, Taraf)

Belgenin devamında ise, yine ABD’nin bu kez İstanbul Başkonsolosu Sharon A. Wiener’ın “Türk medyasını kontrol eden patronlar, yazıişleri politikalarına karışmalarıyla ünlü” dediği belirtiliyor. (13 Mayıs 2011, Taraf)

Yeni dijital iş modelleri geliştiremeyen geleneksel medya tekelleri, güçler ayrımında ‘dördüncü güç’ varsayılan medya sahipliği sayesinde edindikleri, medya dışındaki diğer sanayi ve ticari yatırımlarını da birer birer elden çıkarmak, bırakmak zorunda kalıyorlar.

Dijital medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, bilgi/haber tekeli olma özelliklerini yitiren geleneksel medya gruplarının siyasal iktidarlar karşısındaki itibarlarının da eskisi kadar güçlü olmayacağı söylenebilir.

El Cezire

Birinci Körfez Savaşı, 11 Eylül Terör Saldırıları gibi dünyayı sarsan olayların “live” haber starı CNN, kimi zamanlarda tahtını dijital gazetecilik bağlantılı El Cezire’ye kaptırmıştır. 2011 Yılı başında Arap, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan ve kimileri sosyal ağlarda örgütlenip, organize olarak gerçekleştirilen halk ayaklanmaları ve ‘devrimler’, dijital medya ile birlikte El Cezire’den ‘canlı’ izlenmiştir. İlk çıkışı Arap ülkeleri kaynaklı olan El Cezire, TSMF’na devredilen Cine 5’i satın alarak Türkiye’den başlayıp, Avrupa’ya da hızla yayılmak için girişimde bulunmuş ancak söylentiler bir yana, henüz tam ve kesin olarak bilinmeyen nedenlerle bunu henüz başaramamıştır.

El Cezire’nin Türkiye’de neden bir türlü yayına başlayamadığı konusunda somut bilgileri olanlar varsa paylaşırlarsa seviniriz.

Reklamlar da Dijital Medyaya Kayıyor

Geleneksel ve endüstriyel basılı medyanın bilindiği gibi iki gelir kaynağı vardır. Biri satışlar, diğeri de ilanlar. İnternetteki haber portallarının etkinliğinin artmasıyla birlikte gazetelerin ‘tirajları’ trajik biçimde düştüğü gibi, reklam pastasından aldıkları payın bir bölümünü de yine bu dijital medyaya kaptırmışlardır. Böylece her iki gelir kaynağında da önemli azalmalar olmuştur. Örneğin bugün Amerika’da “dijital gazetelerin” reklam gelirleri, “kağıt gazetelerin” gelirini geçmiştir.

Bazı medya kuruluşları, çözümü ‘çapraz reklam satışı’ promosyonunda bulmuşlardır. Gazeteye verilen reklamların banner’larını gazetenin haber sitesinde de yayınlamaları ya da tam tersi sitelerindeki banner reklamları gazete sayfalarına da taşımaları, ileriye dönük, sonuç odaklı doğru bir uygulama gibi görünmektedir.

Basılı medyanın üretim maliyetleri daha yüksek olduğundan, okuyucuya da dijital medyaya göre daha pahalıya mal olmaktadır.

Devam Edecek…

Gelecek Bölüm: Dijital Medyanın Zorlukları ve Dezavantajları

‘İnternet Gazeteciliği ve Dijital Medya’ yazı dizimizin daha önceki bölümlerine bu linklerden ulaşabilirsiniz:

http://www.farklibirbakis.com/internet-gazeteciligi-ve-dijital-medya/

http://www.farklibirbakis.com/dijital-gazetecilikteki-en-onemli-ustunluk-olan-hiz-bazen-felaket-getiriyor/

http://www.farklibirbakis.com/siyasette-sosyal-medya-kullaniminin-onemi/

http://www.farklibirbakis.com/internet-gazetecilerinin-henuz-adi-yok/

http://www.farklibirbakis.com/turkiyede-dijital-gazetecilik-ve-internet-haberciligi/

http://www.farklibirbakis.com/gazetecilerin-birinci-haber-kaynagi-sosyal-medya/

http://www.farklibirbakis.com/ruzgarda-ucmaz-teknede-okunur/

http://www.farklibirbakis.com/dijital-dunya-kagittan-medyayi-yutacak-mi/

http://www.farklibirbakis.com/tablet-gazetecilik/

http://www.farklibirbakis.com/gazetecilikte-dijital-devrim-ve-internet-haberciliginin-kisa-tarihi/