Reklamcı Pilavcı Olursa…

Genelde gazeteciler gazeteciliği bırakıp meyhane, reklamcılar da reklamcılığı bırakıp bar açmak isterler. Ancak bu kez reklamcılar mesleği bırakıp pilavcı açtılar. Tanıtımları için de yaratıcılıklarını sosyal medya söylemiyle birleştirip, renkli, içten ve sımsıcak bir...

Reklamcı Pilavcı Olursa… (3 Aralık 2013)

Genelde gazeteciler gazeteciliği bırakıp meyhane, reklamcılar da reklamcılığı bırakıp bar açmak isterler. Ancak bu kez reklamcılar mesleği bırakıp pilavcı açtılar. Tanıtımları için de yaratıcılıklarını sosyal medya söylemiyle birleştirip, renkli, içten ve sımsıcak bir iletişim kullanıyorlar.

İpi koparmayı kafalarına koymuşlardı! Aslında Güney’de bir sahil kasabasına da kaçabilirlerdi, limon da satabilirlerdi ama onlar pilavcılığı seçtiler.

(Bu arada ‘benim de aklıma gelmişti’ diyenleri duyar gibiyiz!)

“Pilavhane” Beyoğlu’nun ara sokaklarından birinde geçtiğimiz ay açılan bir pilavcı. Sahiplerinin ifadesi şöyle: “Reklamcılığı bırakacağız!” dedik, bir de pilav yapan anne bulduk. Ve olaylar gelişti…

E tabi kurucuları reklamcı bünyeler olunca yarattıkları pilavcı markasının tanıtımı da profesyonel ellerden çıkmış oluyor. Facebook ve Twitter’ı kullanış biçimleri şimdiden reklamcıların radarına girdi, reklamcılığa ve klişelerine göndermeler havada uçuşuyor.

Kendilerini Bigumigu sayesinde tanıdık ve sosyal medya kullanımlarına göz attık. İşte yaratıcılıklarını sosyal medya söylemi ile birleştirdikleri renkli, içten ve sımsıcak paylaşımlarından bazıları:

İnsan şu hayatta kaç kere Cannes ödüllü tasarımcının elinden pilav yiyebilir? Yani.

Foursquare’den check-in olanlara bi’şey vadetmiyoruz. Ama belki
edebiliriz de. Siz olun da bir.

Pilav sektörü rakip analizi yapmaya gittik, by.

Müşterilerimizin tweetlerine karışıyoruz. “Kankilerle pilav qeyfi”
yazan olursa kibarca bir daha gelmemesini isteyeceğiz. Henüz böyle bir olay gerçekleşmedi. Ama gerçekleşebilir. Beklemedeyiz.

DodoCreative’den Şahin bize ilan yapmış. Çok tatlısın cnm ya. Tşk. (Müşteri mi olduk farketmeden? Olduk galiba.)

Sosyal medya satış odaklı değilmişmiş. İtibar yönetimiymişmiş. Nasıl değil!? Dünden beri şukela insanlar geliyor duyup duyup. GELECEKSİNİZ! O kadar. ^^

Ray Charles çalan pilavcı mı olur? Olur. Now playing @tükkan:

Çok acayip bir isteğimiz var. Facebook kapak piksel şov oldu. Çok işimiz var. Biri bize bu kapağı yapıp mail atabilir mi? Kendi yorumunu da katabilir. Şuraya: pilavhaneye@gmail.com Teşekkürler 🙂

“Burası bizim hiçbir arkadaşımıza anlatmadığımız küçük güzel pilavcımız olsun” diyen birini duyduk. Ana feedine düşen her Yılmaz Özdil yazısını paylaşırsın ama burası sizin saklı pilavcınız olsun? Yok ya?

Domatesli pilav diye bir gerçek var.

Twitter bizimle uğraşma!!!! Bak çok kötü olur! (Ne yapacaksak. Bekliyoruz bakalım.)

Twitter tehditlerimizden korkup hesabımızı geri verdi. Pilavhane yine Twitter’da.

İlk kampanyamızı açıklıyoruz:

Yarın 12:00-03.00 arasında, adı Çağdaş olan ve kafa kağıdıyla gelen herkese pet şişe su 1 lira yerine 75 krş. HATERS GONNA HATE! (Nüfus cüzdan sureti de olur.)

 

Reklam çalışmalarına başladık. Yalnız tasarımları Paint’te hallediyoruz, sıkıntı olur mu? Bizce olmaz.

Hesaplamalar hemen başladı. 237 hayran var, yarısı gelse… Yok kurtarmıyor daha.

Dimyat’a pirince gidip evdeki bulgurdan olanlar varmış. O arkadaşları bize bekliyoruz. (Hiç anlamamış.)

Twitter filan da açtık. Bugün itibariyle 2 takipçimiz var. Biri arkadaşımız, biri de arkadaşımızın arkadaşı. Bu büyük datayı analiz ettik. Matematiksel bir takım hesaplamalardan sonra şu sonuca ulaştık; her gelen bir arkadaşını getiriyor. Çok iyi.

Çok yakında Türkiye’nin İlk Pilav Blogger Partisi’ni yapacağız. Bekleyin. (Bir marka hastalığı olarak “ilk olmak”)

Pilavhane’ye müşteri gelmediği zaman dükkandaki iMac’te freelance iş yaptığımız yönünde söylentiler var. Doğru olabilir. Olmayabilir de.

Pilavhane hakkında bilmedikleriniz: Pilavhane’nin az önce Grooveshark’ı oldu. Nereden bileceksiniz zaten. Bir yerde yazmıyor sonuçta. Uzun lafın kısası, tükanda çalan müzikler burada olacak.

Gazeteler için haber başlığı önerileri: “Taksim’in ara yüzü!”