Maden Kazalarında Arama Kurtarmaları Robotlar Yapıyor

Gelişmiş ülkelerde çok az da olsa meydana gelen maden kazalarında arama-kurtarma çalışmalarında uzaktan kontrollü robotlar kullanılıyor. Maden kazalarının ardından başlatılan arama-kurtarma çalışmalarında, madenin ve galerilerin kazadan sonraki mevcut durumunun bilinememesi kay...

Maden Kazalarında Arama Kurtarmaları Robotlar Yapıyor (16 Mayıs 2014)

Gelişmiş ülkelerde çok az da olsa meydana gelen maden kazalarında arama-kurtarma çalışmalarında uzaktan kontrollü robotlar kullanılıyor.

Maden kazalarının ardından başlatılan arama-kurtarma çalışmalarında, madenin ve galerilerin kazadan sonraki mevcut durumunun bilinememesi kayıp riskini artırıyor. Arama-kurtarma ekipleri doğrudan madene girip olası gaz sızıntısı tehlikesine karşın ellerindeki gaz dedektörleri ile ölçüm yapıyor. Ancak ölçülen gaz seviyesi tehlikeli değerlere ulaştığında ekipler kendini doğrudan tehlikenin içinde buluyor.

Arama-kurtarma çalışmalarında yaşanan yaralanma, gaz zehirlenmesi gibi tehlikeli durumların ortadan kaldırılması ve sürecin hızlandırılması için özel olarak geliştirilen uzaktan kontrollü robotlar kullanılıyor.

Robotlar, göçük, yangın ve gaz sızıntısına karşı arama ve kurtarma ekibinden önce madene girerek üzerindeki video ekipmanları ve sensörler sayesinde kaza bölgesinde mevcut durumu gösterir verileri arama-kurtarma ekibine aktarıyor. Kurtarma ekipleri, robotlardan gelen bilgilere göre kaza yerine ulaşıp müdahale ediyor.

Robotlar, hem komuta kontrol merkezinden hem de madenin içindeki sığınma alanlarında yer alan ‘yaşam odalarından’ çift taraflı olarak yönlendirilebiliyor.

Genellikle galerilerde meydana gelen göçük, grizu patlaması ve yangınlar şeklinde ortaya çıkan kazalar; karbonmonoksit zehirlenmesi, metan gazı ve karbondioksit boğulması ya da sel ve su baskını şeklinde de olabiliyor.

Türkiye’de göçük, grizu patlaması, gaz zehirlenmesi, sel ve su baskını gibi nedenlere bağlı olarak yaşanan maden kazaları 1941 yılından bu yana 5 binden fazla can aldı. Bu can kayıplarının bir kısmı kaza anında gerçekleşmesine karşın asıl çoğunluğu son Soma faciasında olduğu gibi kazadan sonra hayatta kalan madencilere zamanında ulaşılamamasından kaynaklanıyor.