Dünya

Belçika’da Grafiti Açık Hava Müzesi’ne Dönüşen Hayalet Kasabanın İlginç Öyküsü

Belçika’nın Anvers (Antwerpen) şehri yakınlarında yer alan Doel kasabası, bölgeye nükleer santral kurulması nedeniyle hayalet bir kent halini aldı. Terk edilen evler, cadde ve sokaklar ise grafiti sanatçıları için dev bir açık hava atölyesin...

Belçika’da Grafiti Açık Hava Müzesi’ne Dönüşen Hayalet Kasabanın İlginç Öyküsü (10 Mayıs 2017)

Belçika’nın Anvers (Antwerpen) şehri yakınlarında yer alan Doel kasabası, bölgeye nükleer santral kurulması nedeniyle hayalet bir kent halini aldı. Terk edilen evler, cadde ve sokaklar ise grafiti sanatçıları için dev bir açık hava atölyesine dönüştü. Bugünlerde ise Doel, grafiti açık hava müzesi olarak küllerinden yeniden doğuyor.

Doel kasabası, hayalet şehri andıran görüntüsü ve grafiti sanatçılarının marifeti sayesinde bugünlerde turistlerin uğrak mekanı haline geldi.

ÖNCE SANAYİ SONRA NÜKLEER SANTRAL KENTİ BİTİRDİ

Doel kasabasının terk edilmesinin hikayesi, 1990’lı yılların sonunda Flaman bölgesi hükümetinin, kasabanın boşaltılarak endüstri ve Anvers şehri limanına bağlı bölge olması yönündeki kararı ile başlar. Evlerinin değeri yarı yarıya düşen kasaba sakinlerinden bazıları gönüllü olarak evlerini satarak kasabayı terk eder. Bazıları da azalan nüfusla birlikte artan hırsızlık olayları nedeniyle evlerini boşaltmak zorunda kalır.

Buna karşılık boş evlerin kapılarını kırarak içine yerleşen ve evlere sahip çıkan çocuklu aileler de olur. Devlet, bu duruma bir süre ses çıkarmasa da diğer yandan bazı evlerin yıkımına başlar.

Direnen kasaba sakinleri ise ‘Doel 2020’ isimli bir platform kurarak kasabanın akıbetiyle ilgili kararı Danıştay’a götürür. Danıştay, devletin yıkımlarını durdursa da, bölgeyi zaten terk eden halk, geri dönmeyi planlamıyor.

Kasaba, dimdik ayakta kalan, hatta büyük kısmı eşyalı olan evler ile korku filmi yapımcılarına canlı stüdyo fırsatı veren bir kasaba görüntüsü içerisinde. Bir tarafında devasa nükleer santral, diğer tarafında sürekli büyüyen bir limanın ortasında kalan küçük Doel kasabası, grafiti sanatçılarının marifteli ile şimdilik turistler için Belçika'da ziyaret edilmesi gereken mekanlar arasında yerini almış.

GRAFİTİ SANATÇILARI YENİDEN CANLANDIRDI

Kasaba bu günlerde yeniden doğum sancıları çekiyor. Dünyanın en ünlü grafiti ve sokak sanatçıları tarafından renkli hale getirilmiş kıyamet sonrası atmosferi andıran boş sokakları ve terk edilmiş evleri her yıl binlerce ziyaretçiyi büyülemekte.

1970 yılında Doel’de yaklaşık 1700 kişi yaşıyordu. Bugün ikamet edenlerin sayısı ise sadece 30 ve bunlarında tek derdi kasabayı canlı tutmaya çalışmak ve terk edilmiş de olsa evlerin yıkımını engellemek. Belirsizlik Doel’in geleceğini 1970’lerde belirlemeye başlamıştı. Yerel yetkililer Rotterdam’dan sonra Avrupa’nın ikinci deniz limanı Anvers’i genişletme kararı almıştı. Bu karar Doel sınırlarını da kapsıyordu ve kasabaya yeni ev yapımı dondurulmuştu.

İşte bu yüzden genç evli çiftler mevcut konut eksikliği nedeniyle kasabayı terk etmeye ve başka yerlere yerleşmeye zorlandı. Her nasılsa, 70’lerin sonlarında protesto grupları ve yerel politikacılar Doel’in limana dahil olduğu planları durdurdu. Bu kasabanın idam kararının ertelenmesi anlamına geliyordu.

“BU EVDE HALA YAŞAYANLAR VAR”

Ancak umutlu günler kısa sürdü. 1990’ların ortasında Anvers’in genişletilmesi tartışmaları yeniden başladı. Bu seferki plan kasabanın sonuna işaret eden yeni bir rıhtım ve iki konteyner terminalinin inşasını kapsıyordu.

Yaşayanların çoğu kasabayı 2000 yılı öncesinden terk etti. Tercih hakları ellerinden alınmadan önce mülklerini gönüllü olarak sattılar. Bununla birlikte, bir avuç insan kasabayı terk etmeye henüz hazır değildi ve bir direniş hareketi başlattılar – Doel2020.

Hâlâ kırık pencerelerinden dalgalanan perdelerin olduğu ve içindeki mobilyalarının çürümeye terk edildiği evlerin aksine “Bu evde hâlâ yaşayan var” tabelasını kasaba meydanında gururla asmakta bazıları.

“SANAT KÖYÜ KURTARABİLİR”

Doel2020 kampanyasını destekleyen insanlar kasabayı liman genişletme inşaatına kurban etmeden kahvehaneler ve restoranlar ile Scheldt Nehri üzerinde bir deniz müzesi inşa ederek sanata adanmış bir kasaba oluşturma hedefindeler.

Kasabayı terk etmeyenler “Sanat köyü kurtarabilir” sloganıyla yola çıktıkları yolda bazı ünlü sanatçıların da desteğini almış durumdalar.

Bunların arasında halen aktif olan günümüzün en önemli ve etkili ressamlarından biri Belçikalı Luc Tuymans ve İtalyan Arte Povera‘nın en ünlü savunucularından biri Michelangelo Pistoletto bulunuyor. Gerçek kimliği henüz bilinmeyen son yılların dünyaca ünlü İngiliz grafiti sanatçısı Banksy’in de kampanyayı desteklemesi için çağrıda bulunuldu.

Belçika, Hollanda ve Fransa’dan sokak sanatçıları çizdikleri grafitlerle Doel evlerine damgalarını vurdu.

MÜCADELEYE DEVAM

Otoriteler ile yerel halk arasında Doel’in geleceği için mücadele halen devam ediyor. Yerel halk azmin ve dirayetli duruşun sonucunda mahkemede zafer kazanacaklarına inanıyor. Böylelikle Avrupa’nın en şaşırtıcı gizli yerlerinden birinin yaşatılacağını umuyorlar.