Yaşam

İstanbul Boğazı’nın turkuaz rengi NASA’ya konu oldu

Son günlerde Karadeniz ve İstanbul Boğazı’nda görülen canlı turkuaz rengini, NASA’nın Aqua uydusu ile görüntüleyen NASA konu ile ilgili bir de makale yayınladı Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, Aqua uydusunun çektiği fotoğrafl...

İstanbul Boğazı’nın turkuaz rengi NASA’ya konu oldu (14 Haziran 2017)

Son günlerde Karadeniz ve İstanbul Boğazı’nda görülen canlı turkuaz rengini, NASA’nın Aqua uydusu ile görüntüleyen NASA konu ile ilgili bir de makale yayınladı

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, Aqua uydusunun çektiği fotoğrafla birlikte bir de makale yayınlandı. Karadeniz’de Fitoplankton patlamasının yaşandığının anlatıldığı makalede, ortaya çıkan bu görüntüyü Fitoplankton bloglarının oluşturduğu belirtildi.

Makalede, Okyanus Bilimci Norman Kuring’in, Mayıs ayında zirveye çıkan bu olayın Karadeniz için normal olduğu ve her yıl yaşandığı bilgisine de yer verildi. Kuring, bu yıl ki Turkuaz renginin son yıllarda yaşanan en parlak ve en uzun süreli Fitoplankton patlaması olduğunu da sözlerine ekledi.

DOĞAL FİLTRE!

Sahra’dan gelen yağmurların etkisiyle, Karadeniz’de kalsiyum karbonat zengini mikro organizmaların çoğalmasıyla oluşan "Emiliania huxleyi" (renk değişimi), üst akıntılarla İstanbul Boğazı’nı da etkilemiş ve ortaya büyüleyici bir görüntü çıkmıştı.

DHA’ya konuşan Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam, bu renk değişiminin son 10 gündür bütün Karadeniz’de yaşandığını söyledi.

Saydam, söz konusu renk değişiminin kaynağının bilimsel adı “Emiliania huxleyi” olan kalsiyum karbonat zengini mikro organizmalar olduğunu, Karadeniz’de bu organizmaların yoğunluğunda büyük bir patlama yaşandığını belirterek şunları söyledi: “Son 10 gündür Sahra’dan gelen yağmurlar bunu tetikledi. Bütün Karadeniz’de bu var. Boğazdaki üst akıntı Karadeniz’den geldiği için İstanbullular bunu net olarak görebiliyor.”

Bunun deniz yaşamı bakımından bir bereket olduğunu da işaret eden Saydam, “keşke her zaman yaşansa” dileğinde bulundu.