Kültür Sanat

Beşiktaş’ın simgeleri arasına giren Zafir Konakları

KAMİL ERYAZAR İstanbul’un ortasındaki metruk konağın bilinmeyen ilginç tarihi öyküsü Beşiktaş’tan Zincirlikuyu’ya doğru çıkarken, Barbaros Bulvarı üzerinde sağda Conrad Otel’inin önünde ‘demir kafes içerisine...

Beşiktaş’ın simgeleri arasına giren Zafir Konakları (20 Ekim 2016)

KAMİL ERYAZAR

İstanbul’un ortasındaki metruk konağın bilinmeyen ilginç tarihi öyküsü

Beşiktaş’tan Zincirlikuyu’ya doğru çıkarken, Barbaros Bulvarı üzerinde sağda Conrad Otel’inin önünde ‘demir kafes içerisine alınmış’ metruk ahşap büyük evi görmüşsünüzdür.

19. yüzyılda yaşamış Muhammed Zâfir Efendi ve ailesinin ikamet ettiği, biri ahşap diğeri taş iki binadan oluşan yıkılmaya terk edilmiş eski konaklardan söz ediyoruz.

II. Abdülhamid’in Trablusgarp’tan getirtip adına tekke (Ertuğrul Tekkesi) yaptırdığı Şeyh Muhammed Zâfir Efendi (1825-1903) ve Ailesinin bir dönem ikamet ettikleri mekanlardır. Zâfir ailesinin yaşadığı bu ahşap konak, bugün üzeri garip ve çirkin bir biçimde demir konstrüksiyon ile kapatılıp (etrafı açık) ne yazık ki kaderine terk edilmiştir.

Artık yıkılmak ve yok olmak üzere olan bu tarihi yapının restorasyona kapalı olduğu, bir çivi bile çakmanın yasak olduğu söyleniyor.

19’uncu yüzyılda inşa edilen konaklarda II. Abdülhamid dönemi İslam dünyasındaki önemli simalar, Besteci Refik Fersan’ın karısı Fahire Fersan, eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in babası Dr. Fahri Bey ve Ailesi, yine Bülent Ecevit’in annesi ve teyzesi, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, Türk kadın çello sanatçısı Feyha Talay, Abdülhamid’in kızı Ayşe Sultan, Çoksesli Çağdaş Türk Müziği bestecilerinden Cemal Reşit Rey, Türk diline önemli sözlük ve ansiklopediler ile felsefe yapıtları kazandıran araştırmacı yazar Orhan Hançerlioğlu gibi isimler oturmuş.

(Fotoğraf: Dr. Fahri Ecevit ve oğlu Bülent Ecevit)

Abdullah Gül, restore edilmesi çağrısında bulunmuştu

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2010 yılında Zafir Konağı’nın hemen yanında bulunan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce restore edilen Ertuğrul Tekke Camisi’nin açılışını yaparken, bu konakların sahiplerine de restorasyon çağrısında bulunmuştu. Gül, şöyle konuşmuştu: “Yanından geçerken utandığımız, mahcup olduğumuz bu eser başka bir yerde olsa cam fanus içinde korunurdu, şu perişan hal nedir?”

Aradan 6 yıl geçmesine karşın bu konuda herhangi bir iyileştirme girişiminde bulunulmadı.

Zâfir Konağında Bir Tuhaf Zaman

Tarihin çok önemli bir zaman dilimine tanıklık etmiş konaklarda on sekiz yılı geçmiş olan aile fertlerinden Güngör Tekçe, Zâfir Ailesi ile ilgili bir ilki gerçekleştirerek kendi döneminde konağı ve konak halkını kaleme almış ve yazdıklarını da “Zâfir Konağında Bir Tuhaf Zaman” (YKY, Nisan 2007) adıyla kitaplaştırmış.

Meraklıları, düşle gerçek arasında dolaşan etkileyici, şiirsel bir metinle yazılmış bu kitaptan, Beşiktaş`taki bu konağın artık var olmayan dünyasının, o dünyanın mekanlarının ve insanlarının ayrıntılarını öğrenebilirler.