Medya

Sosyal Medya Kullanımı Raporu

Başlangıcından 2018 yılına kadar hızlı bir yayılma ivmesi yakalayan sosyal medyanın büyümesi, 2018 yılında ilk kez hız kesti ve hatta durgunluk dönemine girdi. Bu rapor, tüketicilerin sosyal medyaya yönelik tutumlarını ve sosyal medya kullanımının nasıl gelişmeye devam edece...

Sosyal Medya Kullanımı Raporu (30 Aralık 2018)

 

Başlangıcından 2018 yılına kadar hızlı bir yayılma ivmesi yakalayan sosyal medyanın büyümesi, 2018 yılında ilk kez hız kesti ve hatta durgunluk dönemine girdi.

Bu rapor, tüketicilerin sosyal medyaya yönelik tutumlarını ve sosyal medya kullanımının nasıl gelişmeye devam edeceğini ortaya çıkarmayı amaçlıyor.

Rapora göre, sosyal medya kullanımı, toplam mobil veri trafiğinin yüzde 10’unu oluşturuyor ve önümüzdeki 6 yıl boyunca yıllık yüzde 31 oranında büyümesi beklenmektedir.

Ericsson tarafından, Eylül 2018’de ABD ve İngiltere’de online gerçekleştirilen Sosyal Medya Hareketleri Araştırması’na 2600 akıllı telefon kullanıcısı katıldı. Ankete katılanlar 16 ile 65 yaşları arasındaydı ve ankette dile getirdikleri görüşler, bu pazarlardan 100 milyon ileri düzey akıllı telefon kullanıcısını temsil ediyor.

Çevrimiçi ankete ek olarak, ConsumerLab‘ın analitik platformundan elde edilen veriler kullanıldı ve Brezilya, Japonya, İsveç, ABD ve İngiltere’de yüz yüze görüşmeler yapıldı. App Annie‘den gelen veriler de bu rapor için kullanılmıştır. App Annie’nin akıllı telefon veri tüketimi ve kullanımı hakkındaki Android verileri, ek özel veri kümeleriyle birlikte gerçek dünyadaki büyük kullanıcılardan oluşan bir veritabanından türetilmiştir.

Facebook, Twitter ya da WhatsApp gibi sosyal medya hizmetlerinde vakit geçirmek, modern yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Tüketiciler bu hizmetleri özel anları paylaşmak, arkadaşları ve aileleriyle iletişim halinde olmak, topluluklara katılmak, video izlemek, haberleri okumak ve hatta işletmelerle etkileşimde bulunmak için kullanıyor. Artık sosyal medya olmayan bir yaşamı hayal etmek zor görünüyor.

SOSYAL MEDYA HENÜZ ZİRVEYE ULAŞMADI

Son zamanlarda gizlilikle ilgili skandallar, olumsuzluk ve eleştirilere yol açmış olsa da, veriler sosyal medya hizmetlerinin henüz zirveden çok uzak olduğunu gösteriyor. Sosyal medya hizmetleri, kullanıcıların ve bu kullanıcıların harcadıkları ortalama sürenin arttığına tanık oluyorlar. Şu anda 3 milyardan fazla kişi düzenli olarak en az bir sosyal medya hizmetine erişmektedir. Global olarak, 2014 ile 2018 arasında, sosyal medya uygulamalarına harcanan ortalama süre, 2014’te günde 30 dakika iken 2018’de 47’ye yükseldi.

SOSYAL MEDYA, İVMESİ YAVAŞLAMIŞ DA OLSA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR

Sosyal medya hizmetleri, dünya çapında 3 milyardan fazla kişi tarafından kullanılıyor ve yeni kullanıcılar zaten geniş kullanıcı tabanlarına sürekli olarak ekleniyor. Facebook, Instagram ve WhatsApp’ı içeren Facebook Inc. hizmetleri, 2014 yılında 1.3 milyar aylık tekil aktif kullanıcıdan 2018’de 2.5 milyara çıkmıştır. Benzer büyüme oranları diğer sosyal medya hizmetlerinde de görülebilir.

Sosyal medya, küçülme belirtileri olmadan, tüketiciler için ana çevrimiçi aktivitedir. ABD ve İngiltere’de görüşülen sosyal medya kullanıcılarının yüzde 60’ına yakın bir kısmı, en az haftada bir sosyal medya anlık mesajlaşma özellikleri kullanmaktadır. Neredeyse yarısı yayınlarında buldukları haberleri okuyorlar.

Neredeyse yüzde 20’si ise, sosyal medya platformlarında sesli ya da görüntülü görüşmeler yapıyor ve her hafta ürün ve hizmetlerle ilgili bilgi edinmek için yüzde 30’luk bir arama yapıyor. Tüketiciler artık neredeyse tam bir internet deneyimi yaşayabiliyorlar ve aslında dörtte biri internet üzerinde istedikleri her şeyi sadece en sevdikleri sosyal medya platformunu kullanarak yapabiliyorlar.

FACEBOOK KAN KAYBEDİYOR

Facebook şu anda 2 milyar aylık aktif kullanıcısıyla en popüler sosyal medya markası olmayı sürdürüyor. Ancak, kullanıcı tabanı ve sitede geçirilen süre, şu anda bazı ülkelerde hızla azalıyor.
Son veriler, Facebook’un kullanıcı tabanının ve kullanıcılar tarafından harcanan zamanın, bazı ülkelerde büyümenin yavaşlamasına ya da hatta azalmasına neden olduğunu gösterirken, diğer yandan da sosyal medya hizmetleri de hız kazanıyor.

SOSYAL MEDYA MARKALARININ HIZLI YÜKSELİŞ VE DÜŞÜŞLERİ

10 yıllık süreçte sosyal medya büyük ölçüde değişti. MySpace’deki sevimli kişisel bloglar ve FaceMash’teki üniversite öğrencilerinin fotoğrafları milyarlarca Facebook kullanıcısını kapsayacak şekilde gelişti. Ayrıca LinkedIn gibi iş ve istihdam ile ilgili hizmetlere de yayıldı. Sosyal ağlar, zorlu rekabetle karşı karşıyadır ve hızlı bir şekilde ilişkilerini kaybedebilir.

KISA ÖMÜRLÜ SOSYAL MARKALAR

2008’in en popüler 10 sosyal medya platformundan 5 tanesi artık mevcut değil (Windows Live Spaces, Yahoo! GeoCities, Orkut, Baidu Space, Friendster) ve bunlardan sadece 2 tanesi (Facebook ve Flickr) en popüler 10 sosyal ağ içerisinde yer alıyor.

2008’in en popüler 10 sosyal medya platformundan 5 tanesi artık yok ve sadece 2 tanesi 2018’de en popüler 10 arasında yer alıyor.

Orkut, MySpace, Foursquare, Google+ Vine, Picasa ve FriendFeed sosyal ağlara ve kullanıcılarına veda etmek zorunda kaldılar.

2018’den itibaren daha fazla değişiklik bekleniyor ve sosyal medya kullanıcılarının yüzde 20’sinden fazlası, 5 yıl içinde bugün kullandıkları sosyal medya hizmetlerini farklı kullanacaklarına inanıyor.

AŞINMIŞ TÜKETİCİ GÜVENİ

Sorunlar, sosyal medyanın genel kullanımını çok da etkilemiyor.

Sosyal medya, ana akım haline gelen ve büyük miktarda internet kullanıcısına ulaşan tüketicileri çeşitli sorunlara maruz bırakmıştır. Son zamanlarda, Cambridge Analytica davası ve diğer gizlilik ihlalleri, müdahaleci reklamlar, internet bağımlılığı, oltalama (phishing) ve hatta siber zorbalık bu sorunların en belirginleridir. Sosyal medyadan önce, bu sorunlar internet kullanıcılarını çok daha az etkiliyordu. İngiltere’de ve ABD’de görüşülen tüketicilerin dörtte biri, sosyal medyada bu tür sorunları yaşadıklarını iddia etmiş ve üçte birinden fazlası da bunları yaşayan birini şahsen tanıyordu. Dahası, yaygın medyanın kapsamı, yüzde 60’ın üzerinde haber sitelerinde sosyal medya meseleleriyle ilgili makaleler okuyarak ve televizyonda gördüğü yüzde 40’ın üzerinde bir oranla farkındalık yaratmıştır.

Bu konular tüketici güvenini olumsuz yönde etkiledi. Yüzde 20’den azı, kişisel bilgileriyle sosyal medya hizmetlerine güveniyor ve yüzde 60’ı sosyal medya hizmetlerinin kişisel bilgilerini nasıl kullandıklarına dair endişelerini dile getiriyor. Ancak, bu sorunların en azından küresel düzeyde kullanımı azaltmadığı görülmektedir. Tüketicilerin yüzde 30’u bu konulardan biri nedeniyle sosyal medya kullanımlarını azalttığını iddia etseler de, bunların üçte birinden fazlası da kısa bir süre önceki kullanım düzeylerine geri döndüklerini söyledi.

HIZLA YAYILAN SAHTE HABERLER DE SOSYAL MEDYAYA OLAN GÜVENİ AZALTIYOR

Bu sorunların üstüne bir de ‘sahte haber’ (fake news) olgusu geldi. ‘Paylaşma’ ve ‘beğenme’ butonları gibi sosyal medya araçlarından yararlanılarak, yanlış bilgilendirme (dezenformasyon) her zamankinden daha hızlı yayıldı. ABD ve İngiltere’de görüşülen tüketicilerin yüzde 50’sinden fazlası, daha sonra sahte olduklarını düşündükleri sosyal medya haberlerini okuduğunu ve daha sonra 4’te birinin yayınladıkları makaleleri sahte haber olduğunu kabul ettiler.

Neredeyse yüzde 70’i sosyal medya şirketlerinin platformlarında sahte içerik bulunmadığından emin olmaları gerektiğini düşünüyor ve yarısından fazlası sosyal medyayı sahte haberlerden yasal olarak sorumlu tutmayı düşünüyor.

Beşte üçü sosyal medya şirketlerinin içeriği incelemek için insanları işe almaları gerektiğini söylüyor ve yüzde 40’ı da bunu yapmak için yapay zeka kullanılması gerektiğini düşünüyor.

Büyük ölçüde de, online reklam gelirlerini artırmak için yanlış yönlendirme olarak karşımıza çıkıyorlar. Sahte haberler, sosyal medya platformlarında bulunan bilgilere yüzde 20’sini kapsadığı için sosyal medyanın reklamcılık iş modeline karşı büyük bir tehdit oluşturuyor. Sosyal medya, bazı mobil veri planlarında ücretsiz olarak yer almaktadır ve bu veri planlarını kullanan pek çok kişi için, sosyal medya sadece kendi haber ve bilgi kaynağıdır. Bu sadece sosyal medyanın iş modeline zarar vermekle kalmayıp, aynı zamanda bir bütün olarak demokrasi ve topluma da zarar veriyor.

TÜKETİCİLER, SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİNİN SAHTE HABERLERİ ÖNLEMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

Sosyal medya şirketleri artık sadece sahte haberlere karşı uyanıp, özel önlemler alıyor. Tüketiciler de, sosyal medya şirketlerinin harekete geçmesini bekliyor. Üçte ikisi, sosyal medya şirketlerinin platformlarında sahte içerik bulunmadığından emin olmaları gerektiğini söylüyor. Yarıdan fazlası ise sosyal medya şirketlerinin platformlarda sahte haberler ve yanlış bilgilendirmelerden yasal olarak sorumlu olması gerektiğini düşünüyorlar. Tüketiciler yayıncı rolünü geri istiyor. Beşte üçü, sosyal medya hizmetlerinin sahte bilgi yayılmadığından emin olmak için kullanıcıları platformlarındaki içeriği incelemek için işe almaları gerektiğini söylüyor. Yüzde kırk, yapay zekanın bunu yapması gerektiğini düşünürken, yarısı sosyal medya hizmetlerinin yalnızca doğrulanmış gerçek isimleri olan kullanıcıları barındırması gerektiğine inanıyor.

SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI ve TACİZİ

Sosyal medya olumsuz bir nitelemeye dönüşüyor. ABD ve İngiltere’de görüşülen tüketicilerin yüzde 30’u, meslektaşları tarafından sorulduğunda sosyal medyada ne kadar zaman harcadıklarını söylemeyi reddediyor ve 10 kişiden yaklaşık 7’si arkadaşlarının da aynı şeyi yaptığını düşünüyor. Sosyal medya kullanımı artmaya devam etse de, kullanıcılar başkalarının ne kadar zaman harcadıklarını bilmelerini istemiyorlar. 10 kişiden 4’ü, sosyal medyayı aşırı kullanan insanları başkaları tarafından göz ardı ediyor. Yüzde 70’inin sosyal medyayı çok fazla kullandığını düşünmek sağlıklı değildir.

Sosyal medyadaki 10 kişiden 4’ü başkaları tarafından aşağıya çekiliyor ve yüzde 70’i de sosyal medyayı çok fazla kullanmanın sağlıklı olmadığını düşünüyor.

SOSYAL MEDYANIN GELECEĞİ

Sosyal medya hizmetlerinin şu anda bu olumsuz damgalamanın üstesinden gelmesi, sahte haberler gibi sorunları ele alması ve iş modellerini ve politikalarını çevrimiçi gizlilik için artan taleplere uyacak şekilde geliştirmeleri gerekiyor. Son 10 yılda gösterdiği gibi, sosyal medya hizmetleri kısa yaşam döngülerine sahip olabilir ve günümüzde ana akım olan bir hizmet artık yakın gelecekte bulunmayabilir.

SOSYAL MEDYA ZAMAN İÇERİSİNDE İŞLEVİNİ YİTİRİR Mİ?

Tüketiciler davranışlarını hızla değiştiriyorlar. Sosyal medya okur-yazarlığı gelişiyor, kullanıcılar bilinçleniyorlar. Daha az kişisel bilgi paylaşıyor, gizlilik ayarlarını güncelliyor ve sosyal medyada okuduğu bilgilerin doğruluğunu sorguluyorlar. Bunun da ötesinde, çoğu müdahaleci reklamlar, kimlik avı, sahte profiller ve sahte haberler gibi konuları biliyor ya da aşinadır. Neredeyse yüzde 10, sosyal medyayı şu andan itibaren 5 yıl kullanmayacaklarına inanıyor; yüzde 20’si ise sosyal medya hizmetlerinin nasıl değişebileceğini vurgulayan farklı bir sosyal medya platformu kullanacaklarını düşünüyor. Buna ek olarak, her 5 kişiden biri de, 5 yıl içinde sosyal medyadan daha fazla haber alacağını ve yüzde 60’ın üzerinde sosyal medya kullanımının artacağına inanıyor.

Sosyal ağların son zamanlardaki en büyük kaygıları, kullanıcıların sosyal medyayı hayatlarının bir parçası olmaktan çıkartmaları olasılığıdır. Dolayısıyla sosyal medya şirketleri, yitirilen ‘güveni’ tamamen geri getiremeseler bile, kullanıcıların ilgisini çekmek ve ‘bağımlıklarını’ sürdürebilmek için yeni özellikler bulmaya devam edeceklerdir.

KAMİL ERYAZAR

Türkiye’de ve Dünyada Sosyal Medya Raporu