Çocuklar Nasıl Korunmalı?

İstanbul’da kaybolan Pamir, Kars’ta kaçırılan Mert, Adana’da Gizem ve Manisa’da Umut… Son zamanlarda Türkiye’nin dört bir yanından gelen bu acı haberlerle sarsıldık. Bu acıları hiç yaşamamak için çocuklarımızı nasıl korumalıyız? Nelere dikkat etm...

Çocuklar Nasıl Korunmalı? (30 Nisan 2014)

İstanbul’da kaybolan Pamir, Kars’ta kaçırılan Mert, Adana’da Gizem ve Manisa’da Umut… Son zamanlarda Türkiye’nin dört bir yanından gelen bu acı haberlerle sarsıldık. Bu acıları hiç yaşamamak için çocuklarımızı nasıl korumalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz? Ne gibi önlemler almalıyız? Her şeye karşın başımıza böyle korkunç bir olay gelirse de bir an önce bulunması için nasıl davranmalıyız?

İçişleri Bakanlığı kayıtlarına göre, son beş yılda Türkiye’de 14 bin 412 çocuk kayboldu. Bunların 834’ü bulunabilmiş değil, kayıp çocukları çok büyük oranda polis ve jandarma buldu. Diğer yıllarla birlikte toplam bin 449 çocuk hala kayıp.

Süleyman Şah Üniversitesi öğretim üyesi Yardımcı Doçent Doktor İrem Akduman ve uzman pedagog Sevil Yavuz, CNN TÜRK’te Başak Şengül’ün sorularını yanıtladı ve çocuklarımızı nasıl koruyabileceğimize ilişkin bilgiler verdi. İşte o dikkate alınması gereken önemli tavsiyeler…

* Yurtdışında anaokulundan itibaren çocuklara istemedikleri bir şey yapıldığında ‘hayır! demesi öğretiliyor. Bu olmazsa, çığlık atması öğretiliyor. FBI bile bu eğitimi veriyor. Şarkılarla, oyun şeklinde bu eğitimler veriliyor.

* Çocuklara kendine ve aileye güven duymayı öğretmek gerekiyor. Çeşitli oyunlarla problem çözme becerisi kazandırılmalı çocuklara. ‘Başına böyle bir şey gelse ne yaparsın’ ya da ‘alışveriş merkezinde beni kaybetsen ne yaparsın’ şeklinde senaryolarla ne yapması gerektiği öğretilebilir çocuklara.

* Anne ile çocuk arasında parola belirlenebilir. Herhangi bir durumda çocuk karşısındakine ‘parolayı söyle’ diyor ve o kişi parolayı söylemezse gitmiyor çocuk.

* Kendi kararlarına güvenmeyi öğretmek çok önemli çocuğa. Bir şeyden memnun değilse, onu yapmaması öğretilmeli. Sarılmak istemeyen çocuğa sarılınmasın mesela.

İyi ve kötü dokunulmalar

* Yaşına uygun olarak vücudu tanıtılmalı. Cinsel organlar isimleriyle öğretilmeli, lakaplarla değil. ‘Senin iznin olmadan buralara kimse dokunamayız’ı öğretmeliyiz çocuklara.

* Bayramlarda eğer çocuk sarılmaktan hoşlanmıyorsa, buna onu zorlamamak gerek. Saygı çerçevesi içinde tokalaşarak da çocuk bayramlaşabilir.

* Çocuk örneğin poposu ısırılarak sevilmemelidir. Bu yapıldığında çocuğun aldığı mesajlar yanlış olabiliyor. ‘Herkes popomu ısırabilir’ anlayışına kapılabilir.

* Çocuk yabancıdan yardım istemek zorunda da olabilir. Üniformalı olanlara, muhtarlığa, öğretmenlere güven duymak gibi noktalar oluşturabilir.

* Her çocuk istismarı pedofili değil. Pedofili belli kriterler içeriyor. Ama pedofili olmayıp, çocukları istismar eden belli bir grup da var.

* Okullarda bunların anlatılması, eğitimlerinin verilmesi gerekiyor.

* ‘Polis amca gelip sana kızacak’ sözünden vazgeçilmeli.

* Başkalarını kontrol edemezsiniz, o nedenle çocuğu donatmak gerek. Yanlış bulduğu şeylere ‘hayır’ diyebilmeyi bilmesi gerekiyor.

* ‘Koşulsuz sevgi’ çok önemli. Çocuk ailesine gidebilmeli, her şeyi söyleyebilmeli. Böyle yapılırsa dış dünyada ayakta durabilir. Suça karışabilir ama yargılanmamalı.

* Her yaşta çocuğa kendini koruması için bilgiler verilebilir, onu korkutmadan, ürkütmeden bu yapılabilir.

* Çocukların tek başına oynamasına izin verilebilir ancak onu görebileceğiniz bir bankta oturup, gözlemleyebilirsiniz.

Uzman Pedagog Sevil Yavuz’un önerileri

* Anne-babalar sakin olmalı. Önlem alarak çocuklarının dışarıda oynamalarına izin vermeleri gerekiyor.

* Mahallelerde oyun alanları olmalı. Çocuklar bir araya gelip oynayabilirler.

AİLELERİN ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVLER

Son 5 yıla ait istatistikler çocuklar kaybolmadan önlem alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

Jandarmanın uyarılarından biri de tehlikenin genellikle yakınlarda gizli olduğu yönünde.

Kayıp çocuk vakaları ile ilgi güvenlik güçlerinin yapacakları kadar ailelerin de üzerine düşen görevler var. Peki onlar neler?

Yakınları kaybolan aileler tarafından kurulan Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği (YAKAD), olası bir ‘kayıp’ durumunda yapılması gerekenlere ilişkin bir liste hazırladı.

Kaybolmuş yakınlarının fotoğraflarını astıkları ‘Umut Otobüsü’yle Türkiye’yi üç kez dolaşan ve yaklaşık 900 kişiyi kendi çabalarıyla bulan derneğin internet sitesinde yayınlanan ‘Ne yapmalı’ listesinde aileler için şu tavsiyeler yer aldı:

Çocukları yalnız sokağa çıkarmayın. Gözünüzü üzerlerinden ayırmayın. Tehlikeler konusunda bilgilendirin.

Afişi büyütmek için üzerine tıklayın.

ÇOCUĞUNUZ KAYBOLMADAN ÖNCE

Bunlar benim çocuğumun başına gelmez” diye asla düşünmeyin!

Daima çocuğunuzun en son fotoğrafına sahip olun.

Parmak izlerine sahip olun.

Çocuğunuzun arkadaşlarını ve ailesini tanıyın. Arkadaşlarının adını, telefon numarasını ve adres bilgilerini içeren bir defteriniz olsun. Eğer mümkünse, ailesinin iş telefonlarını da deftere yazın. Çocuğunuzun, bu bilgilerin bulunmadığı yerlere gitmemesi için bir yöntem bulun.

Çocuğunuza özel bir ID Kartı (kimlik kartı) yaratın ve o kartı devamlı taşıması için ikna edin.

Çocuğunuzun DNA’sını belirleyecek bir şeyini (kan, saç teli gibi..)muhafaza edip, alındığı tarihi de unutmayın.

Çocuğunuzun sizinle nasıl irtibat kurabileceğini belirleyin. Bu bilgi, onun ID kartında bulunabilir.

KAYBOLDUĞU ANDA

Çocuğunuzun arkadaşlarının ailelerini kontrol edin ve onlara çocuğunuzu aradığınızı söyleyin.

Okulunu, kreşini veya yuvasını bilgilendirin.

Arkadaşlarını ve komşularını kontrol edin.

Eğer bunların hiçbirinden etkili sonuç alamazsanız, polisi arayın. Rapor tutmasında ısrar edin ve dosya numarasını alın. Bu dosya numarası, ileride çok önemli olacaktır.

Sosyal medyadan yararlanın. Çocuğunuzun fotoğrafı ve kendinizin iletişim bilgilerini yayınlayın. Örneğin #CaneriArıyoruz gibi bir hashtag oluşturun ve iletilerinize takipçi sayısı fazla olan kişileri de ekleyip, paylaşmalarını rica edin.

Çocuğunuzun arkadaşlarının ailelerinin listesini tekrar kontrol edin. En son kim, nerede çocuğunuzu görmüş, bunları öğrenmeye çalışın. Çocuğunuzun en son görüldüğü yerden araştırmaya başlanabilir.

Çocuğunuzun en son ne giydiğini bilin.

Eğer eski çocukluk arkadaşlarınız veya asker arkadaşlarınız varsa, onlardan da yardım alın, çocuğunuzun arkadaşları ile irtibat kurabilirler.

Bugün yapabileceğiniz işler için yarına kadar beklemeyin.

Polisi arayıp, olayla ilgili gelişmeleri adım adım öğrenin.

Bölgesel hizmet gruplarına başvurun.

Evinizdeki telefona gelebilecek aramalar için sürekli birisini bulundurun. Siz, dışarıya olan telefon görüşmeleriniz için başka bir telefon kullanın.

Yardım istemek için utanmayın ve tereddüt etmeyin, bu her ailenin başına gelebilir.